Sağlığınız bizim için önemlidir Sağlığınız bizim için önemlidir

Şizofreni Nedir?

> Şizofreni
Şizofreni Nedir?

Şizofreni Semptomları Nelerdir?

Şizofreninin Nedenleri Nelerdir?

Şizofreni Tanısı

Şizofreni İlaçları

Psikososyal Tedaviler

Aileler ve Arkadaşlar Nasıl Yardımcı Olabilir?

Kaynaklar



Şizofreni yıkıcı bir mental hastalıktır ve muhtemelen şiddetli mental bozukluklar arasında en sıkıntı verici ve en fazla yeti yitimine neden olanıdır. Şizofreninin ilk belirtileri tipik olarak ergenlik veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkmaktadır. Hastalığın etkileri aileler ve arkadaşlar için kafa karıştırıcı ve çogu zaman sarsıcıdır. Şizofrenisi olan kişiler düşünce süreçlerinde güçlükler yaşarlar ve bu da varsanılar, sanrılar, dağınık düşünme ve olağan dışı konuşma veya davranışlara yol açar. Tüm bu semptomlar, bu hastalıktan etkilenen kişilerin diğer insanlarla etkileşim kurma yeteneklerinin sınırlandığı ve çogu zaman dış dünyadan geri çekildikleri anlamına gelmektedir. Popüler inancın tersine, şizofrenisi olan kişilerin 'bölünmüş kişilikleri' yoktur ve şizofrenisi olan kişilerin büyük bir çoğunluğu başkaları için tehlikeli değildir. Şizofrenisi olan kişilerin şiddet ve suç kurbanı olma olasılığı, kendilerinin şiddet eylemlerinde bulunma olasılığından çok daha yüksektir.

Şizofrenisi olan kişilerin çoğu bu hastalığı tüm yaşamları boyunca yaşamakta ve dolayısıyla kariyer ve ilişki fırsatlarını kaybetmektedirler. Toplumun bu hastalık hakkında anlayıştan yoksun olmasının bir sonucu olarak, şizofrenisi olan kişiler kendilerini çoğu zaman yalnızlığa itilmis ve damgalanmış hissetmekte ve hastalıkları hakkında konuşmaya isteksiz olabilmekte ya da konuşamamaktadırlar. Daha az yan etkileri olan yeni tedavilerin kullanıma sunulması birçok hastanın yaşamlarında iyileşme sağlamışsa da, şu an bile beş kişiden yalnızca birinin hastalıktan 'tam iyileşme' sağladığı söylenebilmektedir ve her on sizofreni hastasından biri intihar girişiminde bulunmaktadır.

Tüm mental hastalıklar arasında, büyük olasılıkla ilgili herkes için en zor olanı şizofrenidir. Hastalar açıkça yaşamlarında büyük parçalanma yaşar. Ancak, bu hastalığın kişinin üzerindeki etkilerini görmenin yarattığı üzüntü ve hastayı destekleme çabasının getirdiği yükün bir sonucu olarak aileler ve arkadaşlar da derinden etkilenebilmektedir. Şizofreni semptomlarıyla başa çıkmak, hastalanmadan önce onun nasıl aktif ve hayat dolu biri olduğunu hatırlayan aile üyeleri için özellikle zor olabilmektedir. Aksi yönde açık kanıtların olmasına karşın, bazı insanlar hala şizofreniye kötü ebeveynliğin ya da zayıf iradenin neden olduğuna inanmaktadır. Bu doğru değildir. Şizofreni, çok sayıda farklı etkenin etkileşiminden kaynaklandığı düşünülen karmaşık bir hastalıktır. Bu etkenlerin genetik etkiler, doğumda veya doğum zamanına yakın beyinde meydana gelen travmanın (zedelenme) yanı sıra sosyal izolasyon ve/veya stresin etkilerini içerdiği düşünülmektedir. Diğer etkenler de önemli olabilir, ancak tek bir etkenin şizofreninin nedeni olduğu söylenemez. Daha doğrusu, bu etkenlerden her birinin kişide semptomlar gelişebilme riskini arttırdığı düşünülmektedir.

Şizofreni yaşamları süresince insanların %1-2'sini etkilemektedir. Şizofreni dünyanın her yerinde bulunur ve hastalık oranları ülkeden ülkeye son derece benzerdir. Şizofreni genç insanlarda en yıkıcı hastalıklardan biridir. Hastalık gelişme riski erkek ve kadınlarda eşittir. Erkeklerin çoğu 16 ile 25 yaşlar arasında hasta olurken, kadınların çoğunda semptomlar 25 ile 30 yaşlar arasında gelişir. Şizofreni için ilaçlar ve diğer tedaviler düzenli ve yazıldığı gibi kullanıldığı taktirde bu hastalığın sıkıntı verici semptomlarını azaltmaya ve kontrol altına almaya yardımcı olabilmekltedir. Ancak bazı insanlar mevcut tedavilerden çok fazla yarar sağlamamakta ya da tatsız yan etkiler veya başka nedenlerden dolayı tedaviyi vaktinden önce bırakabilmektedirler. Tedavi etkili olduğunda bile, hastalığın kalıcı sonuçları (örneğin yitirilmiş fırsatlar, damgalanma, kalan semptomlar ve ilacın yan etkileri) hastalar için çok güç olabilmekte ve normal bir yaşam sürmelerini engelleyebilmektedir.

Madde kötüye kullanımı şizofrenisi olan kişilerin ailelerinin yaygın bir endişesidir. İlaç kötüye kullanımı olan bazı kişiler şizofrenininkine benzer semptomlar gösterebildiğinden, şizofrenisi olan kişiler ilaç kötüye kullanımı ile karıştırılabilmektedir. Şizofrenisi olan kişilerde alkol ve/veya ilaç kötüye kullanımı sıktır ve bazı ilaçlarla özellikle kötü reaksiyonlar olabilir. Madde kötüye kullanımı şizofreni tedavisinin etkililiğini de azaltabilir. Uyarıcılar (örn. amfetaminler ve kokain) şizofreni hastalarına önemli sorunlar açabilir ve esrar için de aynı şey geçerlidir. Nitekim bazı hastalar bu tip maddeleri aldıklarında sizofreni semptomlarında kötüleşme yaşamaktadır. Madde kötüye kullanımı aynı zamanda hastaların doktorları tarafından önerilen tedavi planlarını izleme olasılığını da azaltmaktadır.

Şizofreni hastalarında en sık görülen madde kullanım bozukluğu sigara içmekten dolayı nikotin bağımlılığıdır. Şizofrenisi olan kişilerde sigara içme yaygınlığı genel nüfusun yaklaşık üç katıdır. Ancak, sigara içme ile şizofreni arasındaki ilişki karmaşıktır. Şizofrenisi olan kişiler semptomlarına yardımcı olsun diye sigara içebilseler de, sigara içmenin antipsikotik ilaçlara yanıtı bozduğu saptanmıştır, bu nedenle sigara içen hastalar antipsikotik ilaçların daha yüksek dozlarına gereksinim duyabilirler.